BAŞLAMAK İÇİN BİTİRME ZAMANI

Yılın son ayı iki uçludur: Bolca güle güle, bir o kadar da hoşgeldin.

Kapanışları doğru yapmak, vedalaşmayı bilmek, sonlandırabilmek çok önemlidir. Bir kapıyı düzgünce kapatmadan diğerini açtığınızda olacak olan önce bir serinlik, ardından cereyan ve en sonunda kapılardan birinin sertçe çarpmasıdır.

Layığıyla bitirilmemiş her mesele, enerji yüklü bir şekilde kalmaya, alttan alta yaşamaya devam eder. Enerjinizin bir kısmını onu orada tutmaya harcadığınız için, yeni başladığınız işe tüm gücünüzü veremezsiniz. Hakkıyla yaşayamazsınız.

Doğru kapanış nasıl yapılır? 

Kapanışın doğrusu, ne yapmak istemiştim sorusuyla başlar. Ne yapabildim ile devam eder. Yapacak ne kadar kaldı ile sonlanır. Sadece birini ya da ikisini sorduğunuzda kapanış yarım kalır. Hem başarıları takdir etmek, hem de eksik kalanlara yönelik motivasyon geliştirebilmek yaşam enerjinizi canlı tutar.

Yılın son ayı, neleri sonlandıramadığınız ve enerjinizi alttan alta sömürmeye devam ettiğini görmek için büyük bir fırsattır. Sonlandırılamayan ilişkiler, bitirilemeyen işler, ayrılamadığımız eşyalar, ödeyemediğimiz borçlar… ufak ufak kemirmeye devam eder. Ne kadar bir faydası varmış gibi duruyorsa, o kadar da götürür.

En sık kafanızı kurcalayanla başlayın doğru kapanışı yapmaya. Neydi beklentiniz bu döngüyü başlatırken? Sevmek, sevilmek, para kazanmak, eğlenmek, bilgilenmek, iyi görünmek…? Hangileri gerçekleşti? Gerçekten beklentiniz karşılanıyor mu bu döngünün içinde? Yoksa aklınız başka işlerde, başka ilişkilerde, başka mekanlarda mı? Ne engel oluyor bu döngüde beklentinizin karşılanmasına? Bunu karşılayabilmenin bir yolu var mı? Yapabileceğiniz neler kaldı?

Tek tek soruların yanıtlarını verdiyseniz, son ay denemeler için son bir şans, kapatabilmek için iyi bir zaman, yeniden başlamaya hazırlanmak için büyük bir fırsat olabilir.

Başlangıçlara hazır mısınız?

Ne istiyorumla başlamak en güzeli. Neye ihtiyacım var? Bu ihtiyacımı karşılamanın en sağlıklı, en keyifli, en mutlu yolu ne? Yapabileceklerim neler? Yeterliliklerim neler? Kimlerden destek alabilirim? Önüme ne gibi engeller çıkabilir? Bu başlayacağım işin yürümemesine ne sebep olabilir, engellenebilir mi?

Zihnim de, bedenim de, ruhum da hazırsa hoşgeldin demenin zamanıdır.

Aralıkla birlikte, eski yıllardan ve bu yıldan kapanamamış ve kemiren her ne varsa GÜLE GÜLE, keyifle ve umutla başlamak üzere olan her bir ana HOŞGELDİN!

Arkadaşlarla Mutlu Bir Tatilin Püf Noktaları

IMG_4441İnsanın arkadaşını seyahatte tanıyacağına dair güzel bir sözümüz var ya çok ama çok doğru. O yüzden kısıtlı olan tatil fırsatlarını gerçekten iyi tanıdığınızdan emin olmadığınız birileriyle geçirmek büyük bir risk.

Arkadaşla tatil bir bakıma sözleşmeli evlilik gibi. Dönüşte, boşanabilirsiniz, sınırlarla ilişkiyi sürdürebilirsiniz ya da arkadaşlığınızı daimi kılabilirsiniz. Tıpkı evlilikler gibi, arkadaşla çıkılan tatili de iyi sürdürmenin bazı kuralları var:

Yola çıkmadan tatilden ne beklediğinizi konuşun.

Birçok konuda, herkesin bizim gibi düşündüğüne dair yanlış bir kanımız var. Bu yüzden bazı konuların hiç konuşulmadan, olduğu gibi kabul edilmesini bekleriz. Söz konusu güzel bir tatil olunca, yanımızdaki kişinin de bizimle aynı şeylerden keyif aldığını düşünmek büyük bir hata.

Kimisi için güzel bir tatil, sabahtan akşama kadar odadan çıkmadan yatmak, bir diğeri için gidilen yerin herbir toprak parçasına ayak basmak, bir başkası için sabaha kadar çılgınlar gibi eğlenmek olabilir. Konuşmadan bilemezsiniz. Ve sonra size eşlik etmediği için ona kızabilirsiniz.

Size eşlik etmesine ihtiyacınız var mı?

Tatile birlikte gidecek olmanız, bütün zamanları birlikte geçireceğiniz anlamına gelmez. Ama bazen kişilerin tatile ek olarak böyle bir beklentileri de olabilir. Denizde, yemekte ya da gezmede birlikte olmaya ihtiyacınız var mı, konuşmalısınız. Sabah sizinle yürüyüşe gelmesini ya da akşam onunla geç saatlere kadar eğlenmeyi birlikte yapmak isteyip istemediğinizden ve bu konuda birbirinize baskı yapmayacağınızdan emin olun.

Önceki tatil arkadaşlıklarınızı anımsayın ve paylaşın.

Eminim bundan önce de defalarca başkalarıyla tatil yapmışsınızdır. Eski yaşantılardan alınan dersler, en büyük yol göstericilerdir. Çoğunlukla bunu unutur, her defasından muhteşem olacağına inanarak aynı yolculuğa başkalarıyla yeniden çıkarız. Önceki tatillerinizi anımsayın: Hangi anlarda en çok keyif almıştınız? Ne olunca sıkılmaya başlamıştınız? Kötü giden şeyler var mıydı? Paylaşırsanız, beklentilerinizi daha kolay ayarlayabilirsiniz.

Arkadaşla çıkılan tatil akıllardan çıkmayan bir rüya da olabilir, kabusa da dönüşebilir. Yapılabilecek en iyi şey, ne istediğinizi ve ne verebileceğinizi bilmektir. Tıpkı tüm diğer ilişkilerdeki gibi.

Sorun Sende Değil Bende

İlişkileri Sağlıklı Bitirebilmenin Kuralları

İlişkileri bitirmek zordur; çünkü bir kimseye ayrılmak istediğinizi söylerken onun duyduyu şey “sevilmeye değer olmadığı”dır aslında.

Son günlerde yapılan bir araştırmaya göre 13-17 yaşlar arasındaki ergenlerin %24’ü için mesaj ya da mail gibi yazılı bir biçimde ayrıldığını söylemekte hiçbir sakınca yok. Standarford Üniversitesi’nden sosyolog Clifford Nass, insanların özellikle de sosyal yeterlikleri kısıtlıysa yüz yüze ayrılığı söylemekte zorlandıklarını söylüyor.
Ayrılıkların en iyisi, karşınızdaki kişide kabul ve en az ruhsal hasar yaratanı. En az ruhsal hasardan kastedilen de ilişkinin mutlu hatıralarını mahvetmeyecek ölçüde bir üzüntü yaratması. Ayrılmanın bu noktadaki en karmaşık yanı, bir zamanlar insanın en derinlerdeki ihtiyaçlarını karşılayan kişiye kendisini değersiz hissettirmemek. Eğer kişi kendini reddedilmiş hissediyorsa ve gittikçe değersizleştiriyorsa beyin fonksiyonları da tıpkı bir alkol ya da madde bağımlısının çekilme semptomlarında olduğu gibi tepkiler vermeye başlıyor.

Rytgers Üniversitesi’nden Helen Fisher tam da bu konuda uzun uzun araştırmalar yapan bir isim. Çalışmalarında şunu bulmuş: Ayrılığın hemen ardındaki gün ve haftalarda, eski sevgiliyi düşünmeye başlayan kişilerin beyinlerinin belli bölümleri her zamankinden farklı tepkiler vermeye başlıyor. Bu bölgeler kokain ya da nikotin bağımlılarının bu maddeleri bulamadıklarındaki uyarı veren bölümleri aynı zamanda. Bağlanma ve büyük acılar yaşandığında aktive olan bölgeler.

Bağlanma derken…

Bizler bağlanmayı temelde “güvenli” ve “güvensiz” bağlanma diye iki alt birimde ele alıyoruz. Eğer bebekliğinizden beri size bakım veren kişiler (anneniz, bakıcınız vs.) sizinle güvenli bir ilişki kuruyor, ihtiyaçlarınızı karşılıyor, ne zaman ihtiyacınız olsa yanınızda olabileceklerine dair bir rahatlık sağlıyorlarsa güvenli bağlanmanın temelleri atılmış demektir. Bebekliğinden itibaren güvenli bağlanarak yetişme şansını bulmuş olan kişiler, yıllar sonra sevgililerinden ayrılırken de bunu çok acı verici ve kendilerine olan güvenlerini sarsıcı bir şey gibi ele almıyorlar. Elbette ki, biten bir ilişki üzücü oluyor; ama hayatlarının sonu olmuyor, onları bu ilişkinin bitişi elden ayaktan düşürmüyor.

Güvensiz bağlanan kişilerse ayrılmaları son derece öfkeli bir şekilde karşılıyor ve asla bu ayrılıktaki paylarına ilişkin sorumluluk kabul etmiyorlar. Çoğunlukla da durumu akışına bırakıp, hayatlarını bundan bağımsız sürdüremiyorlar. Ya defalarca eski sevgiliye dönmenin peşinde oluyor ya da hemen kendilerine sorgusuzca yeni bir sevgili buluyorlar.

“Psycology Today” dergisinin Şubat 2011 sayısında en iyi şekilde ayrılabilmenin 12 kuralından bahsetmiş Elizabeth Svoboda. Gerçekten ayrılmanın iyisi olur mu bilmem ama ben de aklınızın bir ucunda kalsın diye sizlere özetleyeceğim :

1. Ayrılmayı istemenin sorumluluğunu alın
2. Ayrılığı yüz yüze görüşmenizde söyleyin
3. Onurlu bir bitiriş yapın
4. Dürüst olun
5. Klişelerden uzak durun
6. Adım adım hataları saymayı bırakın
7. Ayrılıyor olmanız net olsun, açık kapı bırakmayın
8. Birlikte paylaşılan güzel anıları hatırlayın
9. Onun düşüncelerine itiraz edip, karşı çıkmayın. Saygı duyun
10. Onu dünyanın en kötü insanı haline getirmeyin
11. Ayrılıktan duyduğunuz acıyı saklayıp, gizlemeye çalışmayın
12. Ruh eşinizi kaybetmişsiniz gibi düşünmekten uzak durun

Biz hep bir ilişkiye başlamanın zor olduğunu sanırız. Hal bu ki tüm bu bahsettiklerimize bakacak olursak, sağlıklı bir şekilde bitirmek nerdeyse başlamaktan bile zor.
Tüm bitişlerin, yeni güzel başlangıçlar için bir fırsat olması dileğiyle…